O İyi Olsun Diye
Bazı çocuklar sevilebilmek için erken büyümek ve kendinden vazgeçmek zorunda kalır.
Dünyaya geldim. Burası az önce bulunduğum yerden çok farklı… Çok ses var, çok ışık, açlık, sıcak anlamadığım bir sürü şey var… Hepsi benim için çok yeni, hepsi benim için çok korkutucu… Ama biri var… Bana dokunduğunda kendimi daha farklı hissediyorum… İhtiyaçlarımı gideriyor, artık aç değilim, onunla rahatlıyor gibiyim… Kokusu, sıcaklığı, sesi bana kendimi güvende hissettiriyor. Burada, onunla iyiyim. O varken her şey çok iyi… Hep benimle kalsın istiyorum.
Büyüyorum… İhtiyaçlarım değişiyor. Artık benim için sadece karnımın doyması, bedenimin rahatlaması yeterli değil… Görülmek istiyorum… Ne istediğim görülsün ne yapabildiğim görülsün, neleri sevip neleri sevmediğim görülsün istiyorum… Sadece görülmesin, saygı duyulsun, onlarla birlikte de sevilmeye güvende olmaya devam edeyim istiyorum. Mandalinayı çok seviyorum onu yemek istediğimi kabağı sevmediğimi bilsin, kabul etsin istiyorum. Boya kalemlerim benim için çok önemli bunu bilsin ve bana boya kalemlerimi versin istiyorum. Çok sıkıştırılmayı sevmiyorum, bana yaklaşırken nazik olsun, o an yakınlık istiyor muyum bunu gözetsin istiyorum. Bir şeyleri kendim yapmayı ve yapabildiğimi görmeyi, göstermeyi çok seviyorum. Buna izin versin istiyorum. Tüm bunlar olurken benimle birlikte olsun, birlikte eğlenelim, onun gözündeki beni göreyim. Onu gözündeki mutluluğu, hayranlığı görürsem ben de çok mutlu oluyorum. Böyle olunca ben de kendimi çok seviyorum…
Büyüyorum ama bir şeyler yolunda gitmiyor… Onun gözünde mutluluk yok, bıkkınlık var, yorgunluk var… Benden mi bıktı acaba? Çok mu oyun istedim? Çok mu mandalina istedim? Çok mu ağladım? Ben bir şeyler yapıyorum ve bunlar onu mutsuz ediyor. O yorgun, mutsuz… Onun bakışları, bıkkınlığı, üzüntüsü beni tedirgin ediyor. Ya giderse ya artık yanımda olmazsa… Bundan çok korkuyorum. Onun mutsuzluğunun sebebinin üstünde çok yük olması, başkalarını çok düşünmesi, her şeyi tek başına yapmaya çalışması olduğunu fark edemiyorum… Ben onu üzüyorum, ben ona yük oluyorum gibi hissediyorum. Mutsuz olması bu beni çok tedirgin ediyor. Ben yalnız kalamam, korkarım… Tamam artık “şımarıklık” yok… Oyun istemiyorum… Mandalina istemiyorum… Benden ne isterse onu yaparım. O zaman daha az yorgun olur. Daha az mutsuz olur. Daha çok yanımda olur ve ben daha güvende olurum. Bunları yapıyorum. Biraz işe yarıyor gibi sanki ben onun sözünü dinledikçe beni daha çok seviyor, sanki beni daha çok beğeniyor. Geçen gün evi onunla birlikte temizlediğim için mutlu oldu. Bana güzel şeyler bile söyledi. Ben temizlik yaparken dışarıdan oyun oynayan çocukların sesleri geliyordu. Çok merak ettim ama gitmedim. Hatta çok yoruldum. Sorun değil. O iyi olsun istiyorum. O iyi olursa ben daha güvende olurum. Hatta bazen “şımarıp” oyun istediğimde, itiraz ettiğimde kendimi çok suçlu hissediyorum. O bakışları… Hayır o bakışlara katlanamıyorum. Sevilmemeye katlanamıyorum. Ya beni sevmezse düşüncesine katlanamıyorum. Onun istediklerini yapmaya devam ediyorum. Böylesi güvende hissettiriyor.
Büyüyorum… Artık isteklerim yok, onun benden istedikleri, benim isteyebileceğini tahmin ettiklerim ve benim yerine getirdiklerim var. Ben zaten kendimin ne istediğini bilmiyorum. Artık bunu düşünmüyorum. Onun isteklerini takip ediyorum. Çünkü ben onsuz yapamam.
Büyüyorum… Artık sadece o yok. Ben kim ne derse, kim benden ne beklerse onu yapıyorum… Herkes bana “Çok vericisin.”, “Biraz da kendini düşün.”, “Bu kadar da her şeye tamam deme.” diyor. Ama şimdiye kadar ben hep öyle yaptım ve böyle olmamı sevdiler. Ben güçlüyüm, yapabilirim, böyle de altından kalkabilirim. Çok yoruluyorum ama bir şekilde halledeceğime inanıyorum. Kimse zor durumda kalsın istemiyorum. Çok zorlanırlarsa çok üzülürlerse diye korkuyorum. Hatta bazen kendime bile söyleyemediğim başka korkularım var. Ya başkalarının dediklerini yapmazsam, beni sevmezlerse diye korkuyorum. Ben tek başıma kalmayı bilmiyorum. Ben hem korkuyorum ve hem de kendimi çok mutsuz hissediyorum.
Sevilebilmek için kendinden vazgeçmek bir tercih değil, bir hayatta kalma stratejisiydi. Tam da bu yüzden öğrenilen her strateji gibi değişebilir, yerine yenisi konulabilir.